Türkçe Özne Sıfat-fiili: -en / -an
Türkçe özne sıfat-fiilinin nasıl işlediği — -en ya da -an'ı seçen ikili ünlü uyumu, uyuyan ve okuyan'daki -y- kaynaştırması, giden'de t'nin d'ye dönüşmesi, olumsuz -meyen / -mayan biçimi ve bu biçimin neden yalnızca yan tümcenin öznesini nitelediği, nesnesini asla nitelemediği.
Ekle ·
Özne sıfat-fiili bir fiili, ismin önüne konan bir sıfata çevirir ve o ismi eylemi yapan olarak adlandırır — "gelen adam", "koşan çocuk".
Özne sıfat-fiili ne yapar
Türkçe ilgi tümcelerini, İngilizcedeki "who" ya da "which" gibi bir bağlama sözcüğüyle değil, sıfat-fiillerle kurar. Özne sıfat-fiili bütün bir fiil düşüncesini, ismin önüne konan tek bir sıfatta toplar: gelen adam, gelme eylemini yapan adamı; koşan çocuk, koşan çocuğu; masada duran kitap ise masada duran kitabı adlandırır. Ardından gelen isim, eylemi yapan olarak anlaşılır.
Bu, doğrudan fiil köküne eklenen tek bir ektir. gelmek fiilinden gelen, koşmak fiilinden koşan, durmak fiilinden duran doğar. Ekin iki yazılışı vardır, -en ve -an; hangisini kullanacağını kökün son ünlüsü belirler.
Ünlü uyumu eki seçer
Ekin ünlüsü, kökün son ünlüsünün ince ya da kalın niteliğini kopyalar. İnce ünlüler — e, i, ö, ü — -en alır, böylece gelmek fiili gelen olur. Kalın ünlüler — a, ı, o, u — -an alır, böylece koşmak fiili koşan olur.
| Kökün son ünlüsü | Ünsüzden sonra | Ünlüden sonra |
|---|---|---|
| e · i · ö · ü | -en | -yen |
| a · ı · o · u | -an | -yan |
Burada yalnızca incelik-kalınlık ayrımı sayılır; ünlünün düz ya da yuvarlak olması hiç rol oynamaz, ekin dört yerine iki biçiminin olmasının nedeni de budur. Kök zaten bir ünlüyle bittiğinde, iki ünlü asla karşılaşmasın diye araya bir -y- kaynaştırması girer ve -yen ile -yan ortaya çıkar: uyumak fiili uyuyan, okumak fiili okuyan olur. Bu kaynaştırmalı ek, tablonun üçüncü sütunudur.
Olumsuz sıfat-fiil
Sıfat-fiili olumsuz yapmak için önce olumsuzluk eki -me ya da -ma köke gelir, ardından sıfat-fiil eklenir. -me ve -ma bir ünlüyle bittiğinden aynı -y- kaynaştırması belirir ve ekin tümü -meyen ya da -mayan olarak yüzeye çıkar: gelmek fiili gelmeyen ("gelmeyen") verir, olmak fiili ise olmayan ("olmayan") verir.
| Türkçe | Ekler | Anlam |
|---|---|---|
| gelmeyen | gel + me + yen | gelmeyen; gelme eylemini yapmayan |
Altı çözümlü biçim
Her biçimi kendi fiiline geri okuduğunda kalıp apaçık ortaya çıkar: ünsüzle biten kökler doğrudan -en ya da -an alır, giden t yumuşamasını gösterir, ünlüyle biten kökler ise kaynaştırmalı -yen ya da -yan alır.
| Türkçe | Ekler | Anlam |
|---|---|---|
| gelen | gel + en | gelen; gelmekte olan |
| koşan | koş + an | koşan; koşmakta olan |
| duran | dur + an | duran; öylece kalan |
| giden | gid + en | giden; gitmekte olan |
| uyuyan | uyu + yan | uyuyan; uyumakta olan |
| okuyan | oku + yan | okuyan; okumakta olan |
Özne yan tümceleri ile nesne yan tümceleri
Özne sıfat-fiili -en ve -an, yalnızca baş isim özne olduğunda işler. Baş isim bunun yerine fiilin nesnesi olduğunda — eylemi yapan değil, eylemin yöneldiği şey — Türkçe farklı bir sıfat-fiile geçer; bu, özneyi ilgi durumuna koyan bir biçimdir, çocuğun okuduğu kitap örneğindeki gibi, yani "çocuğun okuduğu kitap". -en ve -an biçiminin orada hiçbir rolü yoktur.
- kitap okuyan çocuk — "kitap okuyan çocuk". Özne çocuktur, bu yüzden okuyan doğrudur.
- çocuğun okuduğu kitap — "çocuğun okuduğu kitap". Nesne kitaptır, bu yüzden yan tümce okuduğu alır ve okuyan kişi çocuğun olarak belirir.
- çocuğun okuyan kitap — Türkçe değildir. okuyan biçimini nesne başlı bir yan tümceye koymak düpedüz bozulur.
Baş isim öznedir
Sıfat-fiilin önünde durduğu isim ne olursa olsun, fiilin öznesi olarak okunur — onu yapan olarak. koşan çocuk içinde koşan çocuktur, gelen adam içinde ise gelen adamdır. Sıfat-fiil, baş ismi asla eylemin yöneldiği şeye çevirmez.
Yan tümce kendi nesnesini taşıyabilir ve o nesne, öbeğin içinde, sıfat-fiilin önünde durur: kitap okuyan çocuk, "kitap okuyan çocuk"tur. Burada çocuk hâlâ öznedir — okuyan kişi — kitap ise okuma eyleminin nesnesidir. Baş isim baştan sona eylemi yapandır.
Biçim zaman taşımaz
Özne sıfat-fiili eylemin ne zaman olduğu hakkında hiçbir şey söylemez; zamanı çevredeki cümle sağlar. gelen adam "şu an gelen adam", "gelmekte olan adam" ya da "gelmiş olan adam" olabilir — gelen biçiminin kendisi her durumda aynıdır ve onları yalnızca bağlam ayırt eder.
Sık sorulan sorular
- Sıfat-fiil ne zaman -en, ne zaman -an olur?
- Kökün son ünlüsüne bağlıdır. İnce ünlüler — e, i, ö, ü — -en alır, gelen örneğindeki gibi; kalın ünlüler — a, ı, o, u — -an alır, koşan örneğindeki gibi. Yalnızca incelik-kalınlık ayrımı sayılır, bu yüzden yalnızca bu iki biçim vardır. Ünlüden sonra bir -y- kaynaştırması belirir ve -yen ile -yan ortaya çıkar: uyuyan, okuyan.
- -en / -an, fiilin nesnesini niteleyebilir mi?
- Hayır. Özne sıfat-fiili baş ismi eylemi yapan olarak adlandırır, bu yüzden kitap okuyan çocuk "kitap okuyan çocuk"tur — çocuk, okuyan kişidir. Baş isim nesne olduğunda Türkçe farklı bir sıfat-fiil kullanır: çocuğun okuduğu kitap, yani "çocuğun okuduğu kitap", okuduğu biçimiyle. çocuğun okuyan kitap biçimi ise Türkçe değildir.
- -en / -an size zamanı söyler mi?
- Hayır, biçim zamansızdır ve zamanını bağlamdan alır. gelen adam "şu an gelen adam", "gelmekte olan" ya da "gelmiş olan" anlamına gelebilir — gelen her birinde aynı biçimdir ve hangi okumanın kastedildiğine cümlenin geri kalanı karar verir.
- Bir özne sıfat-fiilini nasıl olumsuz yaparım?
- Sıfat-fiilden önce köke olumsuzluk eki -me ya da -ma getir. Bir ünlüyle bittiği için ardından bir -y- kaynaştırması gelir ve ek -meyen ya da -mayan olarak çıkar: gelmek fiili gelmeyen, yani "gelmeyen" verir, olmak fiili ise olmayan, yani "olmayan" verir.