Türkçede duyulan geçmiş zaman: -mış, -miş, -muş, -müş
Türkçede duyulan geçmiş zaman nasıl işler — -mış, -miş, -muş ya da -müş'ü seçen dörtlü ünlü uyumu, adıl kişi ekleri, aktarım, çıkarım ve şaşkınlık anlamları ve görülen -di geçmişinden farkı.
Ekle ·
Duyulan geçmiş zaman, konuşanın kendi gözüyle görmediği bir olayı gösterir — doğrudan görülen değil, duyulan, çıkarımla anlaşılan ya da sonradan fark edilen bir olayı.
Duyulan geçmiş ne anlatır
Türkçede iki geçmiş zaman vardır ve ikisi arasında seçim yapmak nereden bildiğine dair bir iddiadır. Bu, duyulan geçmiş zamandır: konuşanın olayın olduğunu görmediğini, bunu başka bir yoldan öğrendiğini söyler. gelmiş "geldiği söyleniyor" demektir; görülen geldi ise "geldi, ben oradaydım" olurdu.
Doğrudan fiil köküne gelir ve dört biçim alır — -mış, -miş, -muş, -müş — hepsi ünlü uyumuyla seçilir, ve baştaki m her birinde aynı kalır.
Dörtlü ünlü uyumu
Ekin ünlüsü kökün son ünlüsünü yansıtır ve dörtlü örüntüyü kullanır, böylece seçilecek dört ünlü olur. Öndeki m dördünde de sabittir, yani ünlünün üstüne öğrenilecek bir ünsüz değişimi yoktur.
| Son ünlü | Ek | Örnek biçim |
|---|---|---|
| a · ı | -mış | yağmış |
| e · i | -miş | gelmiş |
| o · u | -muş | olmuş |
| ö · ü | -müş | görmüş |
Ünlü, kökünkiyle iki yönden de uyuşmalıdır: önlük-artlık ve düzlük-yuvarlaklık. gelmek fiilinde ön ünlü e vardır, bu yüzden ek -miş olur ve sözcük art ünlülü gelmış değil gelmiş biçimini alır. olmak yuvarlak o taşır, bu yüzden -muş olur: olmış değil olmuş. görmek ön yuvarlak ö taşır, bu yüzden -müş olur: görmiş değil görmüş.
Kişi ekleri
Kişi, zaman ekinden sonra gösterilir ve bu zaman adıl kişi eklerini alır — fiil olmayan sözcüklere de eklenen ek fiil (bildirme) ekleri. Birinci tekil kişi gelmişim olur ve kümenin tamamı şöyle dizilir.
- gelmişim — ben gelmişim, öyle anlaşılıyor
- gelmişsin — sen gelmişsin
- gelmiş — o gelmiş
- gelmişiz — biz gelmişiz
- gelmişsiniz — siz gelmişsiniz (çoğul ya da saygı)
- gelmişler — onlar gelmişler
Çözümlü örnekler
Bunların her biri, konuşanın bizzat tanık olmadığı bir olayı aktarır. Her birini, konuşana dolaylı bir yoldan ulaşan bilgi olarak oku — aktarımla, çıkarımla ya da sonucu fark ederek.
| Türkçe | Ekler | Anlam |
|---|---|---|
| gelmiş | gel + miş | geldiği söyleniyor |
| görmüş | gör + müş | görmüş, anlaşılan |
| uyumuş | uyu + muş | uyumuş olmalı |
| yağmış | yağ + mış | yağmış, belli ki |
| olmuş | ol + muş | olmuş, olgunlaşmış |
Görülen geçmiş yerine bunu seçmek
Bu zaman ile görülen geldi arasındaki seçim ne zaman olduğuyla ilgili değildir — ikisi de geçmiştir. Bilginin kaynağıyla ilgilidir. geldi "geldi, olduğunu ben gördüm" der; gelmiş "geldi, ama ben görmedim — duydum, çıkardım ya da izlerini buldum" der. Yanlışını seçersen, demek istemediğin bir iddiada bulunmuş olursun.
- geldi — "geldi", ve ben tanık oldum: görülen geçmiş zaman.
- gelmiş — "geldi", ama ben olmadım: duyulan geçmiş zaman.
İkinci elden aktarım
Duyulan geçmiş zamanın ilk işi düpedüz aktarımdır — sana söyleneni başkasına iletmek. gelmiş "geldiği söyleniyor", gitmiş ise "gittiğini duydum" demektir. Olaya kefil olmuyorsun; onu ikinci elden aktarıyorsun ve bu mesafeyi işaretleyen de zamandır.
Çıkarım yapmak
Bir çıkarımı da işaretler — olayın kendisini izleyerek değil, kanıttan varılan bir sonuç. Işık kapalı, ayakkabılar kapının yanında, bu yüzden uyumuş, "uyumuş olmalı" dersin. Ek, kimsenin görmediği uykuya dalışı değil, varılan sonucu aktarır.
Şaşkınlık ve sonuç
Yeni bir keşif de aynı eki alır. Islak bir sokağa çıkınca yağmış — "aa, yağmış!" — dersin; yağmur, sen bakmıyorken yağmıştır. Duyulan geçmiş zaman, bir şeyi ancak olup bittikten sonra fark etmenin bu şaşkınlığını taşır.
Bu zaman, hâlâ süregelen bir sonuç olarak da okunur: olmuş "hazır" ya da "olgunlaşmış" demektir; olgunlaşma bitmiştir ve sonucu şimdi buradadır. Bu bitmişliğe yakın anlam, kanıta dayalı anlamla iç içedir; çünkü bir sonuç, oluşumunu izlediğin değil, gözlemlediğin bir şeydir.
Sık sorulan sorular
- Türkçedeki -miş eki ne anlama gelir?
- Duyulan, yani görülmeyen geçmişi işaretler: olay olmuştur ve konuşan onu dolaylı olarak bilir — aktarımla, çıkarımla ya da sonradan fark ederek. gelmiş "geldiği söyleniyor" demektir; görülen geldi ise gördüğünü öne sürerdi.
- -miş geçmişi ile -di geçmişi arasındaki fark nedir?
- Konuşanın nereden bildiğine göre ayrılırlar. geldi geçmişi birinci elden bilgi öne sürer — onu gördün ya da sen yaptın. gelmiş geçmişi ise duyulan, çıkarılan ya da sonradan fark edilen bir şeyi aktarır. Türkçe seni seçim yapmaya zorlar, bu yüzden yanlışı demek istemediğin bir iddiayı dile getirir.
- Duyulan geçmiş zaman şaşkınlık için neden kullanılır?
- Çünkü yeni bir keşif, olay sırasında değil, olaydan sonra ulaşan bilgidir. Islak bir sokağa çıkınca yağmış, "aa, yağmış!" dersin — yağmurun yağışını değil, yalnızca sonucunu gördün, bu yüzden görülmeyen geçmiş buraya doğal biçimde oturur.
- Duyulan geçmiş zamanın neden dört biçimi vardır?
- Dörtlü ünlü uyumu. Ekin ünlüsü kökün son ünlüsünü yansıtır ve -mış, -miş, -muş ya da -müş verir; m hiç değişmez, dolayısıyla üstünde ünsüz değişimi olmaz. yağmış, gelmiş, olmuş ve görmüş dördünü sırayla gösterir.