İçeriğe geç

Bütün yazılar

Türkçede Öğrenilen Geçmiş Ek-fiili: -(y)mış ve imiş

Türkçenin öğrenilen geçmiş ek-fiili -(y)mış nasıl işler — mış · miş · muş · müş'ü seçen dört yönlü ünlü uyumu, yalnızca ünlüden sonra beliren kaynaştırma -y- (hastaymış), ayrı yazılan bağımsız imiş biçimi, adıl kişi ekleri ve bir isim ya da sıfat üzerinde işaretlediği aktarım, çıkarım ve şaşkınlık.

Ekle ·

Öğrenilen geçmiş ek-fiili, bir durumu bizzat görülen bir olgu olarak değil; duyulan, çıkarılan ya da yeni fark edilen — aktarım, çıkarım ya da şaşkınlık taşıyan — bir bilgi olarak sunar.

Öğrenilen geçmiş ek-fiili ne işe yarar

Türkçe "o öğretmen" gibi bir cümleyi hiç fiil kullanmadan kurar — isim doğrudan yüklem olur. Öğrenilen geçmiş ekini eklediğinde bu yalın ifade bir aktarıma dönüşür: öğretmenmiş "o öğretmen" demek değildir; "öğretmenmiş, öyle diyorlar" ya da "anlaşılan öğretmen" demektir. Ek yeni bir zaman değil, kanıtı taşır — yalın şimdiki ya da geçmiş durumun üzerine biner.

Ek ünlüsü dört yönlü uyar

Ek, m'sini korur ve yalnızca ünlüsünü değiştirir; o ünlü de yüklemin son ünlüsünün hem önlük-artlığını hem de yuvarlaklığını kopyalar. Ön düz bir ünlü -miş çeker, art düz bir ünlü -mış, art yuvarlak bir ünlü -muş ve ön yuvarlak bir ünlü -müş çeker.

Son ünlüEkÖrnek
a · ı-mışvarmış
e · i-mişgüzelmiş
o · u-muşyorgunmuş
ö · ü-müşbüyükmüş

Seçimi ikili değil dörtlü yapan şey yuvarlaklıktır. güzel ve büyük ikisi de ön ünlüyle biter, yuvarlak olan -müş alıp büyükmüş verirken düz olan -miş alıp güzelmiş verir — önlük ikisinde de uyar, ikisini yalnızca dudak yuvarlaklığı ayırır.

Ünlüden sonra kaynaştırma

Ekin m'si hiç değişmez, bu yüzden ekleme yerinde benzeşecek bir şey yoktur. Değişen tek şey, bir kaynaştırma -y- belirip belirmediğidir. Ünsüzden sonra ek çıplak eklenir — öğretmen artı ek öğretmenmiş olur. Ünlüden sonra iki ünlüyü ayrı tutmak için araya bir -y- girer, böylece iyi iyiymiş olur ve hasta hastaymış olur.

YüklemEkSonuç
öğretmen-mişöğretmenmiş
iyi-ymişiyiymiş

Ekin ayrıca ayrı yazılan bağımsız bir biçimi de vardır: imiş, kendi başına bir sözcük olarak durur. öğretmen imiş, öğretmenmiş ile tam olarak aynı şeyi söyler; ayrı imiş bir tık daha resmî ve yazıda yaygındır.

TürkçeEklerAnlam
öğretmen imişöğretmen imişöğretmenmiş, öyle diyorlar (ayrı yazılan biçim)

Kişi ekten sonra gelir

Kişi, ekin içine yerleşmez; ondan sonra yığılan adıl (ek fiil) kişi eklerinden gelir. Ünlüyle biten bir kökte kaynaştırma her kişide görünür, bu yüzden kümenin tamamı hastaymış üzerine kurulur: "ben" için hastaymışım, "sen" için hastaymışsın, çoğul için de hastaymışlar'a kadar.

ZamirEkBiçim
ben-ımhastaymışım
sen-sınhastaymışsın
ohastaymış
biz-ızhastaymışız
siz-sınızhastaymışsınız
onlar-larhastaymışlar

Üçüncü kişi hiçbir şey eklemez — tek başına hastaymış zaten "hastaymış, öyle diyorlar" demektir — çoğul hastaymışlar ise buna yalnızca çoğul ekini ekler.

Çözümlü beş biçim

Bunların her birini yalın bir bildirim değil, bir aktarım olarak oku — ek her birine "öyle duydum" ya da "meğer" katar.

TürkçeEklerAnlam
öğretmenmişöğretmen + mişöğretmenmiş, anlaşılan
hastaymışhasta + y + mışhastaymış, meğer
varmışvar + mışmeğer biri varmış
güzelmişgüzel + mişaa, güzelmiş!
zenginmişzengin + mişzenginmiş, öyle diyorlar

Aktarım ile doğrudan bildirim

Çıplak bir isim yüklemi, durumu konuşanın kefil olduğu bir şey olarak öne sürer: tek başına öğretmen "o öğretmen" demektir, bilinen bir olgu olarak söylenir. Öğrenilen geçmiş ekini eklediğinde konuşan bu taahhütten geri çekilir — öğretmenmiş aynı durumu yalnızca ikinci elden bilinen, duyulan ya da çıkarılan bir şey olarak sunar; onu gördüğüne dair bir iddia taşımaz.

TürkçeEklerAnlam
öğretmenmişöğretmen + mişöğretmenmiş, anlaşılan (kefil olunmaz)

Sık yapılan hatalar

İki hata kaynaştırmanın çevresinde kümelenir. Ünlüden sonra -y- zorunludur, bu yüzden hastaymış doğrudur; ünlüleri çarpışan hastamış ise yanlıştır. Ünsüzden sonra kaynaştıracak bir şey yoktur, bu yüzden öğretmenmiş doğrudur; araya zorla -y- sokulan öğretmenymiş ise yanlıştır.

Öteki hatalar, ekin son ünlünün önlüğünü yansıtması gereken ünlü uyumunu bozar. hasta art ünlü taşır, bu yüzden hastaymış doğrudur; ön ünlülü hastaymiş yanlıştır. öğretmen ön ünlü taşır, bu yüzden öğretmenmiş doğrudur; art ünlülü öğretmenmış yanlıştır.

Aktarım ve ikinci elden iddialar

Günlük kullanımı, sana söyleneni ona kefil olmadan aktarmaktır. öğretmenmiş, "o öğretmen"i başkasının iddiası olarak aktarır; zenginmiş de "o zengin"i aynı biçimde aktarır. Başka dillerin "anlaşılan", "öyle diyorlar" ya da "duydum" gibi ayrı sözcüklerle dediğini, Türkçe bütünüyle ekin içine katar.

TürkçeEklerAnlam
öğretmenmişöğretmen + mişöğretmenmiş, öyle diyorlar
zenginmişzengin + mişzenginmiş, anlaşılan

Şaşkınlık ve yeni fark edilenler

Aynı ek, tam bu anda algıladığın bir durumu, çoğu zaman bir şaşkınlık tınısıyla işaretler. Yemekten bir lokma al ya da manzaraya bak, ağzından güzelmiş çıkıverir — "aa, güzelmiş!", "ne güzelmiş!" — şaşkınlık, onu ilk kez kaydetmenden gelir.

TürkçeEklerAnlam
güzelmişgüzel + mişaa, güzelmiş! (yeni fark edildi)

Masalların dili

Öğrenilen geçmiş ek-fiili; masalların, fıkraların ve ikinci elden anlatılan her şeyin doğal kipidir. Her Türk masalı onunla açılır — Bir varmış bir yokmuş, "bir varmış bir yokmuş" — bütün sahne tanık olunarak değil aktarılarak kurulur, çünkü masal tanımı gereği kulaktan kulağa geçmiştir. varmış ve yokmuş, onun döndüğü varlık çiftidir.

TürkçeEklerAnlam
varmışvar + mışmeğer biri varmış
yokmuşyok + muşmeğer hiçbiri yokmuş

Sık sorulan sorular

Öğrenilen geçmiş ek-fiili ne işe yarar?
Bir ismin ya da sıfatın üzerine gelir ve durumu öne sürmek yerine aktarır: öğretmenmiş "o öğretmen" değil, "öğretmenmiş, duydum" demektir. Aktarım; duyum, kanıttan bir çıkarım ya da yeni fark ettiğin bir olgu olabilir — güzelmiş, "aa, güzelmiş!" örneğindeki gibi. Yeni bir zaman katmaz; yalın durumun üzerine kanıt bindirir.
Kaynaştırma -y- ne zaman belirir?
Yalnızca bir ünlüden sonra. Ünsüzle biten bir yüklem eki çıplak alır — öğretmen, öğretmenmiş verir — ünlüyle biten bir yüklem ise ünlüleri ayrı tutmak için araya -y- sokar, böylece hasta, hastaymış verir ve iyi, iyiymiş verir. Onu düşürmek, hastamış örneğindeki gibi, bir hatadır.
Ek ile ayrı sözcük imiş arasındaki fark nedir?
Anlamda hiçbir fark yok. Ek yükleme bitişebilir — öğretmenmiş — ya da ayrı yazılan bağımsız bir sözcük imiş olarak durup öğretmen imiş verir. İkisi de aynı şeyi söyler; ayrı imiş bir tık daha resmî ve yazıda daha sıktır.
Bu, fiillerdeki duyulan geçmişle aynı mı?
Aynı biçimdeki aynı kanıtsallık işaretidir, ama burada bir fiile değil, bir isme ya da sıfata gelir. Bir durumun üzerinde durumu aktarır — hastaymış "hastaymış, meğer", varmış "meğer biri varmış". Bir eylemin üzerine gelen duyulan geçmiş ayrı bir konudur; bu ise isim yükleminde kalır.

İlgili yazılar